02 Ocak 2007

ekonomik romantizm

Rutini takip eden olayları takip etmekte ve hatırlamakta zorlanıyorum. Doğum günleri, motorlu taşıtlar vergisinin taksitleri, vergi iade bildiriminin doldurulup şirket muhasebesine teslim edilmesi ve bunun gibi daha bir sürü gereksiz ve zorunlu detay. Doğum günlerinde maalesef yapacak bir şeyi yok ama devletle olan alacak-verecek ilişkilerini sağ olsun annem bana hatırlatmayı bir vatandaşlık görevi bilir.

Her yeni sene, devlet bize yeni umutlarla birlikte geçen senenin bir muhasebesini yapma imkanı tanır. Hem de bunu yaparken, cebimize bizden vergi diye aldığı tutarların cüzi bir kısmını da harçlık diye geri koymayı vaat eder. Aslına bakarsak yukarıdaki iade zarfını doldurma işlemine başlamadan önce bu iş gözümde çok büyür, sanki tipik bir bürokratik angaryanın vucut bulmuş halidir. Yazmaya başladıktan sonra ise keyfini beraberinde getirir. Annem bana gerekli miktar kadar fişi içeren zarfı getirdiğinde, eskiden zarfın başında kalemimle, son bir kaç senede ise klavyem ve ekranımla baş başa kalarak bu sancılı süreç başlamış olur. Son bir senenin başından başlayarak yapılmış her şey, atılmış her adım gün gibi ortadadır artık. Sevdicekle yenen yemekler, görülen filmler, ona alınan hediyeler, kendime yaptığım minik jestler, belki çoktan tüketilmiş gıda malzemeleri, bazen "ne iyi yapmışım da almışım", bazen de "hayatımın kazığını yemişim" dedirten her kategoriden eşya, uzun yıllar zevkle giyilecek olan kıyafetler...

O an hayat güzelse, insanın keyfi de yerindeyse (ki benim için son bir buçuk yıldır durum bu şekilde), bu angaryayı halletmek de keyiflidir. Kısa bir vicdan muhasebesi, tazelenme, bazı hatalardan ders alma ve yeni "alışveriş yılı"na taze bir başlangıç. Yok eğer tutup da depresif zamanlara denk gelirse eski hatıraları canlandıran, göz dolduran, insanın psikolojisini durduk yere daha da bozan gereksiz bir süreç.

Bence yine de ne olursa olsun, insan sadece ekonomik tercihleri değil, bunun beraberinde gelen sosyal arayışları, bir nevi "zevkler ve renkler anketi platformu" yaratan bu zarfı kendisi doldurmalı. Hiç bir şey için değilse bile sadece kendisiyle yüzleşmek, cüzdanı aracılığıyla da olsa kendi hayatına bir ayna tutmak için.

Hiç yorum yok: