behiç aşçı avukat, olabilir. komünist, bu da mümkün. aktivist, gayet tabii. bunların hepsi olasılıklar dahilinde. benim anlamadığım konu şu. bu adam şimdi F tipi cezaevlerinin kalkması için ölüm orucunda. onu destekleyen kesim de "behiç aşçı ölüyor, adalet bakanı kılını bile kıpırdatmıyor" diye feryatlarda. şimdi de "adalet bakanı bile onun feryadını duydu, artık bu işe bir çözüm bulsun" deniyor. Allah kendisine uzun ömürler versin. burada tartışılması gereken konu, bu eylemin sebebi değil. F tipini savunanlar var, karşı çıkanlar var. bence düzgün uygulandığı sürece hapishaneleri terörist eğitim kampı olmaktan kurtarabilecek bir sistem. kötü kullanılması taktirde "tecrit" anlamına gelecektir pek tabii.
dediğim gibi, tartışılması gereken konu bence eylemin sebebi değil biçimi. yani yarın bir başkası haklı olduğunu iddia ettiği bir konuda bu eyleme başvurursa, devlet eli kolu bağlı olarak bunu kabul etmeli midir? yani insanın kendi canı, devletin yasalarını ve işleyişini [haklı veya haksız olarak] değiştirmekte baskı unsuru mudur? eğer böyle ise, bu eylemin "evimi yıkmayın, çocuğumu keserim" diyen gecekonducularla farkı nedir?
dediğim gibi, tartışılması gereken konu bence eylemin sebebi değil biçimi. yani yarın bir başkası haklı olduğunu iddia ettiği bir konuda bu eyleme başvurursa, devlet eli kolu bağlı olarak bunu kabul etmeli midir? yani insanın kendi canı, devletin yasalarını ve işleyişini [haklı veya haksız olarak] değiştirmekte baskı unsuru mudur? eğer böyle ise, bu eylemin "evimi yıkmayın, çocuğumu keserim" diyen gecekonducularla farkı nedir?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder